Tanınmış Hemşireler

Safiye Hüseyin Elbi: İlk Türk Hemşire

“Bizim mesleğimiz aşk ister. Şimdi aşk yok. Bu yüzden Hemşirelik davamız henüz halledilmedi. Genç kızlarımız bu mesleğe rağbet etmiyorlar. Bizim zamanımızda hastanelerde hep paşa kızları çalışırdı. Dünyanın her tarafında bu böyledir. İsveçte ilk hastabakıcı teşekkülü kraliçenin nedimeleri ile başladı. Almanya’da bu davanın öncülüğünü Kontes Albach yaptı. Biz çalışmaya başladığımız zaman hastanede doktorlar da, hastalar da şaşırmışlar “buradaki üzücü, sıkıntılı şartlar içinde çalışmanız günahtır” demişlerdi. Ama biz böyle düşünmüyorduk. Bakımımızla iyileşen, gözleri parlayan hastalar görmek dünyalara bedeldir. Hastalara yardım etmek, acılarını dindirmek sevinciyle doluyorduk, gözümüz başka bir şey görmüyordu artık. Bir kadın eliyle bakılmak, kadın şefkatiyle sarılmak hastaların moraline de tesir ediyordu. Bize “valde sultan, valde hanım, hanım anne diyorlardı. Evimde iki çocuğumu bırakmıştım ama, hastaneden yüzlerce çocuğum vardı. Hepsi bana muhtaç. Harbi Umumide Reşit Paşa gemisindeydim. Yaralı çoktu, hastalar yerlerde yatıyordu. Başından ameliyat olmuş bir askeri şimdi de görür gibiyim. Yarası çok ağırdı, saatleri sayılıydı artık. Doktor her şeyi yapmıştı ama, iş işten geçmişti. Yanına gittim, dudakları kupkuruydu. Can çekişiyordu. Biraz su verdim, baktım alıyor, biraz daha verdim. Kımıldamaya başladı, ümitle koştum, süt tozu eritip kaşıkla yavaş yavaş içirdim. Durumu gittikçe düzeldi. Birkaç saat içinde ölümden hayata döndü.”

Dünyadaki mesleklerin bir çoğu, tarih süresince ihtiyaç halinde meydana gelmekte ve gelişim süreci ile şekillenmektedir. Bu şekillenme esnasında bulunduğu bölgenin kültüründen yüksek derecede etkilenmekte aynı zamanda temel taşlarını oluşturmaktadır. Mesleklerin tarihleri, tarihsel süreçleri ve meydana  çıkmasında rol oynayan ‘temel meslektaşlarımız’, sahip olunan felsefenin ana yapısını oluşturmaktadır.

Tıp tarihi Hipokrates ile hemşirelik tarihi ise Florance Nightingale ile önemli dönüm noktaları oluşturmaktadırlar. Hemşirelik, Kırım savaşı ile dünyada ‘ihtiyaç haline’ gelen bir meslek grubu olmuştur. Hali hazırda süren savaşlarda, özellikle topraklarımızda devam eden I. Dünya Savaş  sırasında cephe gerisinde hemşireye duyulan ihtiyaç oldukça fazla idi.

Süreç  boyunca kısa süreli kurslarla kadınlar hasta bakıcılık için gönüllü olmuşlardır. Dönemin cemiyetlerinden, Hilâl-i Ahmer, sık sık gazetelere ilan vererek hastabakıcı aramıştır.İlanlar da hasta bakıcılık kursu görme ve daha önce harplerde deneyimli kadınların başvurması istenmiştir. Sürecin ilerlemesinde Besim Önder Paşanın katları göz ardı edilemez. Besim Ömer Paşa öncülüğünde, dönenin varlıklı ailelerinden destek alınmıştır. Çocuk yaşlarda Florance Nightingale e hayranlık duyup, mesleğin öncülerinden olan, ilk türk hemşire Safiye Hüseyin Elbi bir keresinde röportajında ‘“Büyükbabam Miralay Şükrü Bey, Kırım Harbi sırasında Florence Nightingale’i Kırım’a götüren geminin süvarisiydi. Çocukluğum hep Florence Nightingale’in hikayeleri, efsaneleri ve hayatını dinleyerek geçti. Evimizde bu insanın resmi asılıydı. Bu resmi seyrederken içimde hep böyle bir kadın olmak arzusunu duyardım. Babam Bahriye Sermühendisi Ahmet Paşa “Ben Florence Nightingale’in elini öptüm” diye övünürdü’ dile getirmiştir.

Safiye Hüsayin Elbi ilk olarak Kızılay Hemşiresi olarak Balkan harbine gönüllü çalışmıştır. Çanakkale savaşını ise şu sözlerle dile getirmektedir: ‘. Çanakkale’de uzun müddet kaldım. Çanakkale’de savaş başladığında Alman Salibiahmer (Alman Kızılhaçı) ile bizim Hilal-i Ahmer Cemiyeti birleşmiş, Reşit Paşa vapurunu hastane gemisi yapmıştık. Ben bu geminin hasta bakıcısı olmuştum.’

Avrupa’da eğitim görmüş, ingilizcesi oldukça iyi olan Safiye Hüseyin, savaş sonrasında meslek gelişimi için bir çok yayını Türkçe’ye kazandırmış ve oldukça fazla ülke ziyareti gerçeklştirmiştir. Kendisi ‘Mesleki Nitelik Kod’larını o zamanlar belirlemiş ve bu özellikleri barındıran bir lider olmuştur. İlk hemşirelik okulu olan ‘Kızılay Hemşirelik Okulu’un kurucuları arasında yer almaktadır. Ayrıca Yeşilay Cemiyetin’in ilk üyesi ve Türk Kadınlar Derneğinin kurucularındandır. 1921den beri her sene verilen Florance Nigthingale Madalyası’nı kazan ilk ve tek Türk kadınıdr. Bunun dışında kendisi yurt dışından hizmeleri için çeşitli madalyaların sahibi olmuş, bu şerefi Türk Hemşirelik Tarihine yaşatmıştır.

Safiye Hüseyin Elbi, yönetmenliğini Serdar Akar ve Kemal Uzun’un yaptığı Çanakkale Yolun Sonu adlı 2013 yılı Türkiye yapımı filmde Behice Hemşire karakteriyle seyirciyle buluşturulmuştur. İsmail Bilgin, Elbi’nin hayatını “Safiye Hüseyin Çanakkale’nin Kadın Kahramanı” adlı romanda ele almış ve anılarını paylaşmıştır. Ayrıca Taha Toros’un, “O Güzel İnsanlar” 24 adlı kitabında Elbi’ye ayırdığı bir bölüm bulunmaktadır. Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi’nde ve Zongulsak Sağlık Yüksek Okulunda bir konferans salonuna, Safiye Hüseyin Elbi ismi vermiştir.Ayrıca Abant İzeet Baysal Üniversitesi ve Maltepe Üniversitesinde birer amfi de ismi bulunmaktadır.

Saygı ile anıyoruz…

Kaynakça

Gören Ş.Y.  , Yalım N.Y. Hemşirelik Tarihinde Bir Öncü “Safiye Hüseyin Elbi. Lokman Hekim Dergisi 2016;6(2):38-45

http://midwifery.health.ankara.edu.tr/wp-content/uploads/sites/166/2015/08/SAF%C4%B0YE-H%C3%9CSEY%C4%B0N-ELB%C4%B0.pdf

İlk Türk Hemşiresi Safiye Hüseyin (Elbi) (Ahmet Yurttakal)

Yazar Hakkında

Nadide Embel

Koç Üniversitesi Psikiyatri Hemşireliği Yüksek Lisans Öğrencisi
Anadolu Sağlık Merkezi Onkoloji Hemşiresi

Yazı ile ilgili düşünceni belirt

antalya escort bursa escort adana escort mersin escort mugla escort