Pendik escort

ankara escort

gaziantep escort

antalya escort bayan

ürgüp escort

bostancı escort

alanya escort

betpas giriş

canlı bahis

güvenilir bahis siteleri

EĞİTİM

Hemşirelikte Mesleki Bilinç ve Farkındalık

Saygı her daim, sevgi zaten dünyaya zalim.

Ancak ben zihnime müdavim, kurdukça gönlüm ile köprü yeşerir rahmim.

Semih Yalman, HBR

 

Mesleklerin gelişiminde teknolojik yenilikler olduğu kadar mesleki ruhta önem arz etmektedir. Bir bireyin sahip olduğu mesleği benimseyerek geliştirecek olacağını varsayarsak, meslek felsefesinin olmadan bunların olamayacağını görebiliriz aslında.

İnsanlarla aktif iletişim halinde, neredeyse her anlarında yanında olunan, en mahrem bölgelerine bile girilebilen bir meslek; Hemşirelik.

Toplumsal olarak bir çok yanlış algı yüklenen bir meslek grubuyuz aslında.

Fakülteye başlandığı andan itibaren meslektaşlarımın hızla fikirlerinin değiştiğine şahit oluyorum. Sanırım bunda mesleki ruhun yani gözle görülemeyen kolektif bilinç payının kanıksanmayacak kadar az olduğunu düşünüyorum.

Bize önce insan öğretiliyor.

Herşeyden önemli olduğu, her zaman yanında olamamızın ve hata payımzın olmadığı ve şefkatle yaklaşmamız gerektiği.

Bizim mesleki en temel görev ve sorumluluğumuz bireylerin bakım ve tedavileridir.

Bu bakımın içerisine; perine bakımından, psikososyal bakıma kadar çok geniş bir yelpaze girmektedir. Bir hemşirelik öğrencisi bu bilgilerle donanır.

Ve ilk olarak mesleğe staj ile adımını atar. İlk staj gününü tahminimce kimse unutamaz. Heyecanla alınan formalar ve merak edilen hastalar. Koşturarak gelinir kliniğe..

Hemşireliğin sadece tedavi yapmak olmadığı orada devreye girer. Çünkü ben hastalarıma birer olgu gözüyle bakmam düşünen, hisseden ve duyguları olan birer insandır hepsi benim için. Öncelikleri vardır ve birşeyler olup oraya gelmek zorunda kalmışlardır. Ve geldilerse bana kesin ihtiyaçları vardır. İnatçı bir çocuğa üç gün benimle konuşmamasının arıdndan kendisinin gelip konuşması ve beraber yemek yememiz veyahut doğum sancısı çeken bir annenin yanında durup eline dokunmak ve anne bebek buluşmasındaki büyülü ana şahit olmak, kötü olacak ama ölen bir hastanzın ardından aile ile oturup ağlamak onlara sarılmak.

Mesleğin dinamiğinde insan yatıyor; biyo-psiko-sosyal bir valık olduğunu unutmadan merkezimize alınan bir varlık.

Buraya hemşirelerin görevleri yetkileri yazmak ve bir sürü kurala boğmak için yazı yazmaya başlamadım. Gerekli kurallar her yerde var. Ben size mesleki o ruhu bir kaç örnekle yansıtmaya çalıştım.

Görülmeyen, sölenmeyen ve mesleği oluşturan o ruha.

Kolektif ruh bakışından bakarsak bir çok meslektaşımın bu tarz anıları vardır. Ve inanın ne kadar yorgun oluram olayım bir insana dokunduğumu görmek geceyi huzurlu uyumamı sağlıyor, dünyalara yetiyor.

İş yükü çok, insan gücü az bir gurubuz.

Bir çok kişiden yetemiyoruz sözünü işitir gibiyim.

Haklısınız, haklıyım ve de haklılar.

Ama ağlayan bir çocuk hastaya tedavisini yapacak diye ve vakti yok diye onu anlamamak için ısrar eden hemşirenin olmadığına inanıyorum. İnsan denen varlığın nefes aldığı her anın aslında ne kadar önemli olduğunu buradan bakınca fazlaca görüyorum.

Şevkat bilinci, yardım severlik mesleğin hareket bilincinin temel taşlarını oluşturuyor.

Empatik düşünmek gerek. Toplum algısı ancak birlikte olunursak değiştirilebilir. Bazen kalıp dışına çıkılmalı. Kurallara, ritüellere, talimatlara, prosedürlere bağlı kalınmadan çalışılmalı. 11sn ye kod ekibi gelip hastanın hayatını kurtarabiliyorsa, en olmaz ve malzeme olmadığı anlarda bile hemşire yaratıcılığı ile olmazdan olur çıkartıyorsa, evini, çocuğunu, dertlerini hastane kapısında bırakıp girip hastasına yardımcı oluyorsa, derinlerde çok güzel şeyler mevcut. 

Görüyorum. Sadece hareket gerekli bize.

Vakit hareket vakti, vakit birlikte olma vaktidir.

Durma Harekete Geç..

Yazar Hakkında

Nadide Embel

Koç Üniversitesi Psikiyatri Hemşireliği Yüksek Lisans Öğrencisi
Anadolu Sağlık Merkezi Onkoloji Hemşiresi

Yazı ile ilgili düşünceni belirt