Dersler İç Hastalıkları

Kalp Yetersizliğinin Sosyoekonomik Yükü

Kalp yetersizliği günümüzde global halk sağlığı sorunlarından biridir. Yalnızca Amerika Birleşik Devletlerinde 5.8 milyon kişide KY vardır ve bu sayıya her yıl 670 bin yeni olgu katılmaktadır. Gelişmiş ülkelerde KY’ne bağlı akut kötüleşmeler 65 yaş üzeri hastalarda hastaneye yatışın en sık nedenidir. Dahası KY sebebiyle hastaneye yatış son 30 yılda 3 kat artış göstermiştir.

Yaşlı nüfusun çoğalması, KY’nin önemli nedenlerinden olan miyokart infarktüsü sonrası hayatta kalım süresinin uzaması ve hipertansiyon, diyabet gibi hastalıklarda başarılı tedavi gibi nedenlerden ötürü, KY’ne bağlı sosyoekonomik yük her geçen gün artmaktadır. Uluslararası klinik çalışmalara bakılınca KY nedeni ile hastaneye yatışlarda hastalığın ciddiyeti, etiyolojisi, yönetilmesi ve hastane sonrası sonuçlarında farklılıklar görülmektedir. Bununla birlikte hastane bazlı kayıt çalışmaları halen gerçek dünya verileri için birincil kaynaklar olarak kalmaya devam etmektedir. Ancak bölgesel farklılıklara rağmen toplanan bu veriler ülke bazlı klinik çalışmalara, doktorlar için hazırlanan tanı-tedavi rehberlerine ve her seviyede kamu sağlık politikalarına katkı sağlamaktadır.

Dünya bankası verilerine göre, 2012 yılında KY’nin 197 ülkeye maliyeti 108 milyar dolardır ve bunun her yıl artması beklenmektedir. ABD verilerine göre ise 2030 yılında KY’nin toplam maliyetinin 2 kat artarak 70 milyar dolar olacağı tahmin edilmektedir. 2012 yılında toplam maliyet yaklaşık 31 milyar dolar seviyesinde tespit edilmiştir; bunun 21 milyar doları doğrudan maliyet, 10 milyar doları ise dolaylı maliyet olup, doğrudan maliyetin yaklaşık %80 kadarını hastaneye yatış oluşmuştur. Ülkemizde kalp yetersizliği ile ilgili ekonomik veriler bulunmamakla birlikte İstanbul’da Dr. Siyami Ersek Hastanesinde bu konuda ilk çalışmalar başlamıştır. Öte yandan, yakın zamanda yapılmış olan uzman panelinden çıkan ilk sonuçlar KY hastasının yıllık maliyetinin 5000 TL civarında olduğunu göstermiştir (ortalama: 4995 TL, %95 güven aralığı 1835-10.384 TL, yayımlanmamış veri)

İyi bir yaşam kalitesini sürdürme kronik, ilerleyici bir hastalıkla yaşayan hastaların çoğunun daha uzun süre yaşaması için oldukça önemlidir. Ancak KY yaşam kalitesi ve depresyon yönünden de, sadece hastaların kendilerini değil aynı zamanda yakın çevrelerini de ciddi şekilde etkilemektedirler. KY’li bireyler sağlıklı bireyler ve diğer kronik hastalığı olan bireyler ile kıyaslandığında önemli derecede bozulmuş bir yaşam kalitesine sahiptirler. Yaşam kalitesi klinik bir durumun ve tedavisinin hastanın günlük yaşamı üzerindeki çok boyutlu etkisini yansıtmaktadır. Fonksiyonel kapasitenin sınırlılığı, yüksek mortalite ve hastalığın karmaşık seyri hastalardaki stresin önemli kaynağını oluşturmaktadır. Ayrıca KY hastaları dispne (nefes darlığı-açlığı), yorgunluk, ödem, uyku bozuklukları, depresyon ve göğüs ağrısı gibi çeşitli fiziksel ve duygusal yakınmalar deneyimlemektedir. Bu yakınmalar hastaların günlük fiziksel ve sosyal aktivitelerini sınırlamakta ve yaşam kalitesini bozmaktadır. Kalp yetersizliği hastalarının eşleri tabii olarak bu durumdan en çok etkilenen kişiler olup, hem eş hem de bakımdan sorumlu rollerini aynı anda yapmak gibi zor bir durumla yüzleşmek zorunda kalmaktadırlar. Hem sistolik hem de diyastolik işlev bozukluğu olan KY hastalarında, KY’nin yaşam kalitesi üzerindeki majör olumsuz etkileri gösterilmiştir. Kötü/bozulmuş yaşam kalitesi hastaneye yatış ve mortalite oranlarını arttırmaktadır. Bu yüzden KY’li hastalarda hastalığın günlük yaşam üzerindeki etkisini belirlemek için yaşam kalitesinin uygun bir şekilde değerlendirilmesi gerekmektedir. Yaşam kalitesi öznel bir kavramdır ve sadece nesne klinik veya fizyolojik durumu yansıtmamaktadır. Hastaların sağlık durumları, psikolojik faktörler, ekonomik durumları, sosyal faktörler, inanç durumları ve sağlıkla ilgili davranış (ilaç tedavisine uyumsuzluk gibi) parametrelerinin yaşam kalitesini etkilediğini söyleyebiliriz. Günümüzde teknolojik gelişmelere paralel olarak; tıbbi tanı, tedavi ve korunma yöntemlerindeki gelişmeler, insanların sağlık bakımı gereksinimlerindeki değişiklikler, kronik hastaların ve hastane bakımına gereksinen bireylerin sayısındaki artışlar, artan sağlık harcamalarının birey ve ülke ekonomisine getirdiği zorluklar, sağlık bakımının bireylerin yaşam kalitesini arttırma amaç ve bakış açısıyla sunulmasını zorunlu kılmıştır.

Bilindiği gibi kronik bir hastalığın ortaya çıkardığı sosyal, fiziksel, duygusal ve ekonomik zorluklar hasta ve ailesinin uyumunu güçleştirmekte ve yaşam kalitesini bozmaktadır. Diğer kronik hastalıklarla karşılaştırıldığında, KY’nin yaşam kalitesi üzerinde en fazla olumsuz etkiye sahip bozukluk olduğundan daha önce bahsetmiştik. Hastaların cinsel aktivitelerine varana kadar birçok aktivitesinin kısıtlandığı yapılan çalışmaların sonuçlarında gösterilmiştir. KY’nin başarılı bir şekilde yönetimi sıklıkla hastalar ve ailelerinin yaşam şekli değişikliklerine uyumunu gerektirmektedir. İlaçla tedavi hastaların günde iki veya daha fazla kez kullanmaları gereken ilaçları içerebilir. Diyet ve günlük yaşam aktiviteleri hastaların arzu ettikleri, gelenekleri ve kültürel yapıları ile çatışmalar oluşturabilecek değişiklikler gerektirebilir. KY semptomları izlenmeli ve uygun tedavi sağlanmalı, böylece hastaneye yatmayı gerektirecek ciddi ilerlemeler önlenmelidir. Hastalar yeni kısıtlamalarla, sınırlılıklarla yaşama fikrine ve sorumluluğuna psikolojik olarak uyum sağlamalıdır. Bu önlem ve gerekliliklerden herhangi birini başarmada yetersizlik yaşam kalitesinde düşmeye, gereksiz hastane yatışlarına ve erken ölümlere yol açmaktadır.

Bu yazı Türkiye’de Kalp Yetersizliği Yol Haritası adlı rapordan alıntılanmıştır.

Yazarımızı Tanıyın

Taner ONAY

Dijital Hemşire
Kurucu ve Genel Yayın Yönetmeni

Lisans eğitimini Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, Sağlık Yüksekokulu Hemşirelik Bölümü’nde 2014 yılında tamamlayan Taner Onay, yüksek lisansını Koç Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Hemşirelik Programında tamamlamıştır. Şuan Marmara Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Tıp Eğitimi alanında doktorasına devam etmektedir. Aynı zamanda Anadolu Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Reklamcılık bölümü öğrencisidir. VKV Sağlık Kuruluşları olan Amerikan Hastanesi ve Koç Üniversitesi Hastanesi’nde belirli bir süre görev yaptıktan sonra 2016 – 2019 yılları arasında İstinye Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi’nde öğretim görevlisi olarak akademik kadroda yer almıştır. Dijital Hemşire (http://dijitalhemsire.net/), Sağlık Atölyesi (http://www.saglikatolyesi.com/), Türkiye Sağlık Okuryazarlığı Platformu (http://www.saglikokuryazarligi.org/) ve Sağlık Müzesi (http://www.saglikmuzesi.com/) adında 4 sağlık platformunun kurucusudur.
Kişisel web sitesi: http://www.taneronay.com/

Yorum Yap

Buraya düşüncelerini ve hislerini yazabilirsin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

En Fazla Okunanlar