Hemşirelik Eğitimi

Hemşirelik Mesleği Kalelerinin Tek Tek Düşürülmesi – Diyalizden Sonra Risk Altında Olan Alanlar

Merhaba sevgili okuyucu;

Bu yazıyı ele almak için biraz bekledim. Beklememin sebebi ise başlığımla ilişkili olan ve diyaliz alanında hemşirelerin çalıştırılmaması için hazırlanan yönetmeliğe tepkileri görmek içindi. Bu süreci tamamladık.

Ve hemşirelik mesleğinin bir kalesi daha düşürülmüş oldu..

Şimdi bu alanda yazıp çizmek, tepki vermek kolay olabilir. Fakat bu durumun felsefesinden yoksun olursak daha fazla kaleyi düşürülürken göreceğimizi düşünüyorum.

Yazılarımı düzenli takip edenler var ise değişen sosyolojik, ekonomik, bilimsel perspektiflerden bahsettiğimi çok rahat görebilirler. Bu durumu içselleştiremememizin sonuçlarını yaşıyoruz. Bu durumdan haberdar olmayan bir mesleki grubun bu değişim karşısında sadece dijital ortamda içini rahatlatmak amaçlı girişimlerde bulunulması çok anlam ifade etmeyecektir. Örneklerini hemşirelik ile ilgili bir çok konuda gördük.

Burada kimseyi suçlamak gibi bir niyetim yok.

Üzerinize alınırsanız yarası olan gocunur gibi bir laf söylemek isterim. Sadece durum saptamaları ile üzerine biraz düşünmenizi sağlamak istiyorum. Tabi düşünüp, düşünmemek sizin elinizde. Zaten bu konularda düşünmek gibi bir derdiniz yok ise asgari ücrete tabi bir hemşire yapısının temelini kurduğunuzu göreceksiniz.

Öncelikle insanın düşünme yapısından bahsetmek istiyorum.

İnsan kendisini bir davaya ve konuya adamamışsa o konu ile hiç bir veriyi almaz ve o veriyi işlemez.

Bunu bilmemiz başımıza gelecek konularda bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmanızı sağlayacağından çoğu zaman popülaritenin yada çoğunluğun arkasından gitme kolaycılığına kaçmanızı sağlayacaktır. Ayrıca ülkemiz yorum ve dedikodu üzerinden bilgi enformayonu sağladığı için fikirlerinin çoğunda temel yoktur. Çoğu zaman içinde bu böyledir. Etrafınıza bakarak bunu çok rahat görebilirsiniz.

Gözlemlerim hemşirelik mesleğinde ise kendini mesleki bir davaya adamışlığın çok yaygın olmadığını gösteriyor. Bir oran verecek olursam hemşirelik mesleğinde mesleki bir sorunu samimi bir şekilde dava edinen grubun oranı maksimum %2-3 civarındadır (çok iyimser yaklaştım). Biliyorum bu topu çoğu zaman derneklere atıyoruz. Fakat dernekler bu sistemde oyunculardan bir tanesi. Onları sadece çalışmıyorlar diye suçlayamazsınız. Onlar sizden güç alırlar. Siz bu gücü önce kendinizde göremiyorsanız, onlar sizden güç alamadıkları için zayıf kalacaklardır. Ayrıca unutmamalısınız ki neredeyse tüm hemşirelik derneklerinde bulunan kişiler aynı zamanda çalışan kişilerdir. Onların da bir hayatı var. Öncelikle bu durum için dernekleri suçlamak size bir şey kazandırmadığı gibi genel güven duygusunu zedeler.

Diğer bir sistem oyuncusu ise hemşirelik bölümü olan üniversitelerdir. Bu bölümlerin kendi yağında kavrulur yapısı bence çok büyük bir kayıptır. En büyük zararı ise bu yapı vermektedir. Ayrıca kaliteli hemşire yetiştirememe gibi bir sorunları vardır. Bu arada belki 100 kadar hemşirelik bölümü olan üniversite ile temasım var. Her birinin söyleminin ve inancının en iyi öğrenciyi ben yetiştiriyorum olduğunu gördüm. Bilim kadar nesnel olan yapının içinde bile ne kadar kaliteli bir hemşire yetiştirdiğimizi kanıtlayamıyoruz. Ayrıca akademisyenlerimizin günü kurtarma adına yöneldiği atıf almak amaçlı yayın çabası ise mesleki konulara yönelmeyi zorlaştırıyor. Şuan iktidar siyasetinin yanlış olduğunu verilerle bile ortaya koymak belirli bir cesaret istemektedir. Bu cesaretin gösterilememesi pasif hemşirelik mesleğinin üyelerinin piyasaya sürülmesi ile sonuçlanmaktadır. Ayrıca mesleki anlamda bile görüşünü açıklayamamak, açıklarken bile anonim kalmak gibi bir zayıf yönümüz var.

1 hafta önce görüştüğüm bir bölüm başkanının akademik personel alımına ilişkin düşünceleri gözlemlerimi doğrular nitelikte idi. Sisteme bütüncül, geniş perspektifte bakabilen ve bağlamını görebilen kişileri seçemediklerini gördüğümde bu durumun böyle olması normaldir. Yani vizyon filan diyeceğim fakat o konuya girmeyeyim.

Dikkat etmemiz ve bilmemiz gereken bir konu daha var. Boğaziçi Üniversitesi’ne aldığım işletme ve girişimcilik eğitimlerinde bir hocamız şunu söylemişti. ‘Türkiye’de piyasa akademinin en az 10-15 yıl önündedir’. Bu ne anlama geliyor diye sorabilirsiniz. Bu söz şunu der. Abicim, ablacım sen yazıp çizerken bir düşünür, filozof gibi işini zamana yayıyorsun da, piyasanın üçüncü çeyrek raporunu görmesi gerekir. Yani o kadar demlenmeye zamanları yok. Onlar ülkemizdeki iktidar yapısı gibi icraat odaklıdır. Bu icraat odaklı olmak kötü bir durum değil. Fakat işin felsefesinden uzak düşme ve gelecek miyopluğunu beraberinde getirdiği için dikkatli olmak gerekir. Hemşirelik mesleğinin karar vericileri yani dekanlar, bölüm başkanları, öğretim üyeleri, dernek yöneticileri, bakım hizmetleri müdürleri vs bu yapıyı göz ardı ettikleri için sorunlar artarak devam ediyor.

Benim hemşirelik mesleği için gelecek öngörülerim biraz iç karartıcı olabilir. Bu konuda moralinizi bozmak istemiyorsanız, Youtube, Instagram ve Facebook’un sonsuz duvar akışında sürüklenebilirsiniz. Baştan belirteyim. Bu paragraf bir nevi kullanıcı sözleşmesi niteliğindedir. 🙂

Uzmanlık alanlarının büyük bir bölümü yakın bir zamanda diyalizde olduğu gibi hemşirelerin elinden gidecektir. Bu konuda başı çeken riskli alanlar;

  1. Diyabet hemşireliği
  2. Acil hemşireliği
  3. Hemşirelikte yönetim,
  4. Ameliyathane hemşireliği,
  5. Nütrisyon hemşireliği
  6. Yas hemşireliği
  7. Konsültasyon liyazon hemşireliği olacağını düşünüyorum.

Bu alanların neden öncelikli olduğuna gözlemlerim sonucunda karar verdim. Fakat diğer alanlarında hatta mesleğin genel yapısının tehdit altında olduğunu unutmamalıyız.

Ayrıca hemşirenin temel rollerinin tehlike altında olduğunu görmek gerekiyor. Bakım verme, danışmanlık, vs. Yakın bir zamanda katıldığım bir eczacılık fakültesi toplantısında ülkemizde eczacıların iş bulamadığı bu nedenle yurt dışında olan ülkemizde yaygınlaştırılmaya çalışan klinik eczacılık alanının oluşturulup hastane içinde tedavileri onların yapması durumu söz konusudur. Bu durumun çoğu özel hastanede başladığını görebiliyoruz. İlaçlar neredeyse dozuna kadar eczacı tarafından hazırlanmakta ve hemşire sadece ilacı yapmaktadır. Yani görevi sadece teknikerlik düzeyine düşmektedir.

Değişik bir örnek vermek istiyorum.

Biliyor musunuz bilmiyorum. Dünyada Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon mesleğini kuranlar hemşirelerdir.Sağlık Bilimleri Fakültesi ve Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okullarında bölümlerin büyük bir bölümü ya hemşireler tarafından kurulda ya da desteklendi. Bu durumun bu kadar çelişki yaratması ayrı bir konudur. Eminim Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon bölümü öğrencileri bile mesleklerinin hemşireler tarafından kurulduğunu bilmiyorlardır. Aklıma gelmişken Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon bölümününde şuan hemşirelikte olan durumu başına geldi. Fizik tedavi hekimleri ve iki yıllık fizyoterapi bölümlerinin arasına sıkıştırılmış, iş alanı genişletilemeyen, ucuza çalışma potansiyellerinin yüksek olduğu bir durum söz konusudur.

Şimdi bu yazıyı okuyan arkadaşa bu karamsar yapı altında neler yapabileceği ile ilgili bir kaç seçenek sunmak istiyorum.

Ya karanlığa küfür edeceksin. Yani aşağıdaki gibi tanımladığım hemşire olacaksın.

Mesleğine Her Gün Küfür Edip Her Gün İşine Giden Hemşire Olmak

 

Ya da yüzünü güneşe dönüp, yürüyeceksin.

Hemşireler Olarak Zeytin Dikeceğiz, “Yaşadım” Diyebilmek İçin..

Karar sizin.

Unumamalısınız ki bedelini birlikte ödeyeceğiz. Okumuş her bir işçi gibi.

Yazıyı çok uzattım biliyorum. Buraya kadar okumuşsanız mesleki bir derdiniz olduğuna kanaat getirmiş bulunmaktayım. Buradaki en büyük sorun mesleki gömleğin ilk düğmesinin yanlış iliklenmesidir. Ne kadar düzgün ilik atarsanız atın. Baştan bir yanlışlığın içinde doğru bir sonuca ulaşmanız çok zor olacaktır. Bu nedenle herkesin kendi mesleki gömleğinin ilk düğmesini doğru iliklemesidir.

Yani yaptığımız şey Ömer Seyfettin’in hikayesinde konu edindiği gibi ökçe sesini duyduğumuzda dediğimiz ile yaptığımız değişiyor. Ne olur siz bunlardan olmayın.

Türk Hikayecisi Ömer Seyfettin’den Aldığım Hemşirelik Dersleri: Yüksek Ökçeler

Bu konuda konuşmak isterseniz dijitalhemsire@gmail.com mailinden yazışabiliriz. Ya da instagramdan takipleşebiliriz. Kurucusu olduğum 3-4 platformda kendi düşüncelerinizi yayınlamak isterseniz biz hep buradayız.

https://www.instagram.com/dijitalhemsire/

Sevgilerimle.

Görsel URL: http://medicalrepublic.com.au/bullying-harassment-health-workers-endangers-patients/17618 Erişim Tarihi: 02.03.2019

Yazar Hakkında

Araş. Gör. Taner ONAY

Dijital Hemşire - Kurucu ve Genel Yayın Yönetmeni

Eğitim:
Lisans - ÇOMÜ / Hemşirelik
Lisans - Anadolu Üniversitesi / Halkla İlişkiler ve Reklamcılık
Yüksek Lisans - KOÇ Üniversitesi / Hemşirelik
Doktora - Marmara Üniversitesi / Tıp Eğitimi

İş Deneyimi:
Amerikan Hastanesi
Koç Üniversitesi Hastanesi

Akademik Deneyimi:
İstinye Üniversitesi Hemşirelik Bölümü - Öğretim Görevlisi
Fenerbahçe Üniversitesi Hemşirelik - Araştırma Görevlisi

Yazı ile ilgili düşünceni belirt