EĞİTİM

Hemşireler Finans Okuryazarı Olmalı. Neden Mi?

Güzel bir yaz gününden herkese merhabalar;

Bu yazımı bugününüzü ve geleceğinizi daha iyi yapmak için yazıyorum. Yazdığım diğer yazılarda olduğu gibi hayatta edindiğim bilgi, deneyim ve tecrübelerimi aktarmaya çalışıyorum. Umarım yazılarımın faydasını görüyorsunuzdur.

Bu yazının konusu hemşirelerin birer finans okuryazarı olmalarının gerekliliği üzerine.

Neden hemşireler finans okuryazarı olmalı?

Bu ihtiyaç nereden çıktı ona bakalım..

Finans okuryazarlığı son zamanlarda çok yaygın verilmeye başlanan, toplumun finans konularında bilinçlenmesini sağlayan ve ona göre finansal döngüsünü düzenlemesi konusunda tutum ve davranış kazandıran bir okuryazarlık türüdür.

Hemşirelerin çalıştığı kurum ve kuruluşlar (çoğunlukla hastane oluyor) bir finansal döngü içerisindedirler. Bu finansal döngü bozulduğunda kurumlar ve kuruluşlar hayatlarını devam ettirebilmek amaçlı finansal önlemler alırlar. Bu kurum ve kuruluşların birer parçası olan hemşireler ise bu döngüden ayrı tutulamaz. Bu durum tüm kurum ve kuruluşu etkilediği gibi hemşireleri de etkiler. Bunu bazen işten çıkarma, eleman almama, birimleri küçültme gibi çok rahat görebiliriz. Ya da diğer bir şekilde hemşirelere verilen ücretler konusunda, alınan tıbbi malzemenin de bu durumdan etkilendiğini fark ederiz.

Hemşirelik bölümlerinde neredeyse hepsinde finansal okuryazarlıklarını geliştiren eğitim içeriği ne yazık ki yok. Bunun yok olmasının nedeni olarak ise hemşirelik müfredatının hep dediğim gibi çağın gerekliliklerine uygun olmamasından kaynaklandığını düşünüyorum. Hemşirelik müfredatını bağlamından kopardığımız gibi mezun ettiğimiz öğrencilere karşı neredeyse tüm akademisyenler hiç bir sorumluluk hissetmemektedir. Bu konular üzerine ileride çok konuşacağız. Şimdi asıl konumuza dönelim.

Hiç bir hemşirelik bölümünde iktisat, finans okuryazarlığı, işletme, hukuk, ekonomi gibi derslerin olmaması ise mezun olan hemşirelerin sağlık sektörünün kapitalist sistemdeki yerini görememektedir. Sağlık sektörünün kapitalist sistemdeki yerini görememesi bir yana kendisini de kapitalist bir sistemde sağlık sektöründe konumlandıramamaktadır.

Bu konumlandıramamanın hemşirelerimize getirdiklerine ve götürdüklerine bakmamız bu durumun vahametini ortaya koyacaktır.

1. Emek – Ücret Konusu

Kardeşim senin emeğinin ücreti nedir?

Aldığın maaşı sormuyorum.

Senin saatlik ücretin nedir? 

4 yıl okumuşsun, dirsek çürütmüşsün. Okuduğun okulda belki öğle yemeğini yiyecek paran yoktu. Annenin, babanın yemediği içmediği senin geleceğin olarak gördüğü para ile seni desteklediği bir sürecin sonucunda ne kadar ücret almayı bekliyorsun?

Ben çok yüksek maaş alıyorum diyebilirsin.

Peki kazandığın para gerçekten seni geleceğe taşıyor mu? Yoksa gününü mü kurtarıyorsun?

Bunu düşünmek önemli. Mezun olduktan sonra sistemin içinde düşününce zorlar, üzer, tüketir.

Soruyu farklılaştıralım.

Peki bir hemşire saatlik ücreti ne olmalı? Ne kadar hak ediyorsun? 

İş başvurularında size ne kadar maaş talep ettiğini sorduklarında işe alınayım diye emeğinin ederinden düşük mü yazıyorsun? Düşük yazarsam beni işe alırlar düşüncesi mi var?

Bu sorulara içtenlikle cevap verebiliyor musun?

Bana göre hayır. Peşin hükümlü olmamın sebebi ise bu konuda hiç bir eğitim almamış veya bilgilendirilmemiş olmandan kaynaklanan bir durum olduğu için böylesin. Çok normal.

Bu eğitimi almış olsaydın, bende dahil olsaydım. Kardeşim benim emeğimin ederi bu. Ben bu ücrete çalışamam. Bu ücret beni geleceğe taşımıyor. Bu geleceğe taşınamama durumu beni mutsuz eder. Ben mutsuz olursam bunu etrafıma yansıtırım. Bu döngü beni iş yerinde hatalara iter… diyebilmek.

Kardeşim sana söylüyorum. Hani sağlık meslek liseleri var ya.. Onlar aslında sağlık sektöründeki iş gücüne harcanan ücreti düşürmek için kuruluyor. Çünkü sen en az 22 yaşında mezun oluyorsun, o 18 yaşında. Senin hayattan beklentilerin ile onların aynı olabilir mi? Bu arada bilgi seviyen ne kadar az ise ona göre bir ücretlendirme yapılır. Sen üniversite bilgisi ile a alırsan onlar lise bilgisi ile b alırlar. Ve kurumların kalite kaygısı yok ise b ücretli kişileri işe alma durumları daha fazladır. Hemşirelerin maaşları ile ilgili yazımı okursanız burada biraz daha netleşebiliriz.

2018 Yılı Tahmini Hemşire Maaşları

2. Girişimci Olamama Konusu

Türkiye’de yaklaşık çalışan 200 bin hemşire ve 2-3 bin hemşire akademisyen bulunmaktadır. Sadece şuan üniversitede eğitim alan hemşire sayısı ise yaklaşık 80 bin civarındadır. Ne kadar büyük bir topluluk değil mi?

Peki kaç tane hemşirenin kendi girişimi veya iştiraki bulunmaktadır? Ben çok çok çok çok az denk geldim. Bu arada akademisyenlerimizin böyle bir derdi yok. Bunu ayrıca belirteyim. Neden yok sorusunu siz sorun. Olmalı mı sorusu ise ayrı bir tartışma konusu.

Hemşireler fikri olmayan kişiler değiller. Fikri olup bunu hayata nasıl geçireceğini bilmeyen kişilerdir.

Hayal kurmayanlarımız da mevcut o. Onlar üzerine ayrı duralım.

Hemşirelik Mesleği İle İlgili Hayal Kuruyor Musunuz?

Bu konuda inovasyon, değişim gibi konuşmalar yapılsa daha sürdürebilir bir halde ulusal çapta meslek imajına yansımış neredeyse hiç buluş, icat, girişim, iştirak bulunmamaktadır. Varsa yorumlar bölümüne yazarsanız sevinirim.

Ben kliniklerde çoğu akademisyenden bilgili, değişime yatkın, çalışmayı ve üretmeyi seven çok kişi gördüm. Bizde de çok iyileri var. Fakat onları hayata geçirebilecek ekonomik güçleri yok. Ekonomik derken sadece fikri hayata geçirmek için gereken paradan bahsetmiyorum. Vakit nakittir sözünü burada açmak lazım. O fikri olgunlaştırmak için gereken bir zaman dilimi var. O zaman diliminde kişi çalışmak zorundaysa bu konuda yine ekonomik açmazlardayız demektir. Gerekli geliştirmeler için farklı alanlarda kişiler ile görüşmek, fikir için gereken bağlantıları kurmak bunlar paradan ziyade zaman ister.

Bunlar olmadığında ise süreçler pek istediğimiz gibi gitmez.

Yazımı çok uzattım. Farkındayım. Bu konularda derdim var. Saatlerce düşündüğüm gibi konuşabilirim. En azından bu durumun farkında olmalıyız. Okulda bu eğitimler verilmemiş olabilir veya bilgilendirilmemiş olabilirsiniz. Bunu tamamlamak için gerekenler sizde mevcut.

Kendinizi karamsarlığa itmeyin.

Durun!

Ve derin bir kaç nefes alın.

Etrafınıza başka bir gözle bakmaya çalışın.

Ve geleceğe yürümeye devam edin.

Yazar Hakkında

Araş. Gör. Taner ONAY

Dijital Hemşire - Kurucu ve Genel Yayın Yönetmeni

Eğitim:
Lisans - ÇOMÜ / Hemşirelik
Lisans - Anadolu Üniversitesi / Halkla İlişkiler ve Reklamcılık
Yüksek Lisans - KOÇ Üniversitesi / Hemşirelik
Doktora - Marmara Üniversitesi / Tıp Eğitimi

İş Deneyimi:
Amerikan Hastanesi
Koç Üniversitesi Hastanesi

Akademik Deneyimi:
İstinye Üniversitesi Hemşirelik Bölümü - Öğretim Görevlisi
Fenerbahçe Üniversitesi Hemşirelik - Araştırma Görevlisi

Yazı ile ilgili düşünceni belirt