EĞİTİM

Hemşireler Anatomiye Nasıl Çalışmalıdır?

Bir bina nasıl bir temel üzerine kuruluyorsa, bir şehir nasıl en sağlam toprak parçası üzerinde inşa ediliyorsa, sağlık eğitimi de iyi bir anatomi temeli üzerine kurulmalıdır.

Sağlam bir temel üzerine yapılmamış bina, isterse en iyi malzemeler kullanılarak yapılsın, küçük bir depremde yıkılmaya mahkumdur. Bu gerçekten yola çıkacak olursak sağlam bir anatomi bilgisi üzerine kurulmayan sağlık eğitimi çatırdamaya, yalpalamaya ve en nihayetinde yıkılmaya yüz tutar.

Yıllardır gelişmiş dünya ülkelerine nazaran, Batı Avrupa ve ABD başta olmak üzere bilim alanında yaşadığımız geri kalmışlığın temellerine inemediğimizden ötürü doğru yaklaşımlarda bulunamadık.

Yani daha en başta teşhisi yanlış koyduğumuzdan dolayı tedaviye yönelik bütün girişimler maalesef güdük kaldı. Bizler kadim bir medeniyetin hüküm sürdüğü bir coğrafyada İbn-i Sina’ların mirasına sahip çıkamadığımız gibi, hayırsız bir evlat misali elimizde olan sermayeyi de kaybettik.

Bilim devamlılık ister. Her nesil bir sonraki neslin emanetçisidir.

Peki sorunu temelinden çözmek isteyen bu düşüncemiz doğrultusunda neler yapabiliriz?

Öncelikle ilk neşteri eğitim boyutuna vurmakta fayda görüyorum. Yani öncelikle hastamızı hayatta tutmak zorundayız.

Anatomi; insan vücudunun normal yapısını, şeklini, bu yapıyı oluşturan organları ve organların birbirleriyle olan ilişkilerini inceleyen bir bilim dalıdır.

Anatomi, Temel Tıp Bilimleri içinde en eski bilim dallarından biridir.

İlk anatomik çalışmalar M.Ö. 3000 yılına dayanır. M.Ö. 460 yılında yaşamış olan Hipokrat tıbbın babası ve anatomi biliminin de kurucusu olarak kabul edilir.

Kesmek ve ayırmak anlamına gelen Anatome sözcüğü ilk olarak Aristoteles tarafından kullanılmıştır.

M.S. 980-1037 yıllarında yaşayan ve Avrupalılar tarafından Avicenna ismi ile tanınan İbn-i Sina “Tıp Kanunu” kitabında anatomi ve fizyoloji ile ilgili konulara da yer vermiştir.

’’Anatomi bilgisinden yoksun sağlıkçılar köstebeğe benzerler. Belirsizlikler içinde -karanlıkta- çalışan elleri ile birçok mezarlar yaratırlar.”

Tiedemann

Peki Anatomi nasıl öğrenilebilir?

Bu konuya da açıklık getirerek yazımı sonlandırmak istiyorum.

  1. Latin, Grek ve İngiliz dili ağırlıklı bir terminolojiye hâkim olunmalıdır. Bunun için sadeleştirilmiş bir Tıbbi Terminoloji kitabından faydalanılabilir.
  2. Temel anatomi kitaplarından aşinalığımızın artmasını sağlamak amaçlı öncelikle roman okur gibi bir okuma yapılmalı. Daha sonra sistem sistem ve konu konu gidilmeli.
  3. Yöntem değiştirilip topografik bir şekilde öğrenmeye geçilmeli. Burada unutulmaması gereken en önemli mihenk taşı kesinlikle görsel kaynaklardan faydalanmalı. Burada ilk terchimiz sayıları ve anlaşılırlıkları her geçen gün artan anatomi atlasları olmalı. Teknoloji çağında olan insanoğlunun bir ferdi olarak internet kaynaklarını asla ihmal etmemeliyiz.
  4. Maket, kadavra, plastinasyon modelleri ve elektronik kaynaklar üzerinde uygulama yapılmalı. Son olarak anatomi bilgimizi en üst seviyeye çıkarmak ve klinikle korele bir şekilde gidebilmek adına, başta Pubmed olmak üzere, mutlaka ama mutlaka bilimsel makale okunmalı.

İnsan hiç değilse kendi bedenini tanımak için dahi olsa Anatomi öğrenmeli.

Sağlık eğitimi alan her öğrenci sağlam bir anatomi öğrenmeden mesleğinde en iyiler arasında olma gibi bir hayal kurmamalı.

Hayal etmeye başlamak için anatomi öğrenmeye mecburuz; çünkü anatomi, sağlık eğitiminin kilit taşıdır.

**

Bu içerik hemşirelik ve ebelik mesleğine gönül verenler tarafından hazırlandı.

Sende gönül verdiysen içeriği arkadaşlarınla paylaşayarak bize destek olabilirsin

Yazar Hakkında

İsmet Demirtaş

Lisans eğitimini Afyon Kocatepe Üniversitesi Sağlık Yüksekokulu Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Bölümü’nde 2012 yılında tamamlayan İsmet DEMİRTAŞ, yüksek lisansını ise 2014 senesinde Afyon Kocatepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Anatomi (Tıp) Anabilim Dalı’nda, doktorasını ise Ege Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Anatomi (Tıp) Anabilim Dalı’nda tamamlamıştır. 1 uluslararası hakemli dergide yayınlanmış makalesi, katıldığı ulusal ve uluslararası kongre ve kurslar bulunmaktadır. 2017 yılı itibariyle İstinye Üniversitesi’nde öğretim görevlisi olarak akademik yaşamını sürdürmektedir. Araştırma alanları: Nöroanatomi, Limbik Sistem, Diseksiyon.

Yazı ile ilgili düşünceni belirt