Hemşireliğin Geleceği

Harvard Üniversitesi’nce Verilen ‘Öğrenmenin Liderleri’ Kursundan Notlarım

Merhabalar;

Bu yazımda sizlere Harvard Üniversitesi’nden aldığım GSE2x kodlu 1o hafta süren ‘Leaders of Learning’ yani ‘Öğrenmenin Liderleri’ kursundan notlarımı sizlerle paylaşmak istiyorum. Bu yazı aslında bu kursun neden verildiğini gösteren ve eğitim alanında gerçekleşen 5 paradigmayı içermektedir. Kurs ile neredeyse 100 sayfa not çıkardım. Sizlere aktaracak çok şeyimiz var. Ceplerim dolu..

Daha önce Yale Üniversitesi’nden Psikoloji ve Nüfus Artışının Küresel Sorunları derslerini almıştım. Aldığım bu iki ders beni çok fazla etkiledi.

Daha sonra ise MIT – Massachusetts Institute of Technology Üniversitesi’nden ise Antik Yunan Tarihi ve Algoritmalara Giriş derslerini alacağım.

Bu kurslardan ve derslerden aldığım bilgileri ise zamanımın el verdiği ölçüde sizlerle buluşturmaya çalışacağım.

Şimdi ise Öğrenmenin Liderleri kursu ile başlayalım.

Bu kursun eğiticilerinden biri olan Will Richardson, öğrenmenin gelecekte yaratacağı 5 paradigmadan bahsediyor.

Burada yapmanız gereken paradigmaları tek tek düşünmek yerine bir bütün olarak olarak düşünmenizin iyi olacağıdır. Çünkü eğitim karmaşık yapıya sahip bir olgudur. Bu karmaşık ortamda doğru şeyler yapmak için parçaların her birinin iyi analiz edilip, bütünün iyi bir parçası haline getirmek gerektiği kaçınılmazdır.

Siz bu yazıyı okurken bir hemşirelik öğrencisiyseniz aldığınız eğitimi, bir hemşirelik akademisyeniyseniz ise verdiğiniz eğitimi düşünebilirsiniz. Ben hemşirelik eğitimi tarafına bu yazımda girmeyeceğim. Bu tarafını diğer bir yazımda eleştirilerim ve önerilerim ile birlikte ele alacağım.

1. İçerik Her Yerde

19. ve 20. yüzyıllarda geleneksel öğrenme ortamları sabit bir müfredat, sabit bir kaynak ve meşru bir öğrenmeye sahipti.

Yani bir okula git, dersine gir ve kütüphaneye git.

Artık bu çağda içerikler her yerde..

Bir yere bağlı olmanıza gerek kalmadan dijital yollarla bu içeriklere erişebilirsiniz.

Günümüzde içeriğe ve bilgiye erişimde birden fazla kaynak, birden fazla erişim noktası ve daha fazla esneklik bulunmaktadır.

2. Öğretmenler Her Yerde

Örgün eğitimde öğretmenlerin rolü büyüktür. Bu büyük bir eğitici piyasası oluşturmuştur. Bu piyasa içinde atık kaldıkları yerde kendi konumlarını koruyan ve değer yaratamayan bir eğitici grup var.

Şimdi ise dijital kültürün gelişmesi göz önüne alındığında, öğrenmenizi etkinleştirmek ve desteklemek için gereken uzmanlığın nerede olduğuna çok fazla önem verilmeyecek. Yani bu bir derste olabilir, bir öğretmende ya da bir danışmanda olabilir.  Ya da sadece düşünmenizi teşvik eden çeşitli bakış açılarından gelen kaynaklar koleksiyonu da olabilir.

Dolayısıyla, bir sosyal aktivite olarak öğrenme toplumda çok daha geniş bir alana yayılmış olacak.

3. Öğrenmenin Kişisel Hale Gelmesi

Öğrenicilerin çok farklı geçmiş deneyimleri, çok farklı geçmiş bilgileri, çok farklı ilgi alanları ve motivasyonları, çok farklı ustalık gösterileri yani bagajları bulunmaktadır. Eğitim ortamında beraberinde getirdiği bagajı kişinin öğrenmesini çok fazla etkilemektedir.

Bunu örneklemek isterim; bir hoca bir sınıfta ders anlattı. Bu ders sonunda her öğrenci kendine farklı şeyler katar. Burada her öğrencinin kendine farklı şeyler katmasının temel nedeni kendi bagajı ve bağlamıdır.

Gelecekte ise artık eğitimse kişiselleştirme yapılarak her öğrencinin bagajı ve bağlamı analiz edilerek kişisel dikey ve yatay müfredatlar ile kişisel ve mesleki gelişimi sağlanacaktır.

Burada her şey kişiselleşmek zorundadır. İçerikler dahil 😊

4. Ağların Yeni Sınıf Olması

Bir sınıfı, öğrenmenin gerçekleştiği bir kap olarak düşünürseniz, fiziksel olarak kısıtlamalar ile çoğu durumda gün boyunca belirli bir süre orada kısıtlanırsınız. Bu sizin gelişiminizi kısıtlayıcı etki yapar. Kampüsü olmayan üniversitede tanışacağınız ve edineceğiniz gelişim ile apartmandan bozma üniversitede edineceğiniz gelişim aynı olmayacaktır.

Şimdi ise artık dijital teknolojiler ile ortak ilgi alanlarına ve uzmanlıklara sahip, çevresinde bir ağa benzeyen yapıdaki insanlar topluluğu ile etkileşime girebilirsiniz. Bu durumda kendi gelişiminiz ile 7/24 meşgul olabilirsiniz.

Yani öğrenme zaman ve mekân tarafından sınırlandırılmaz.

Çok daha katılımcı ve çok daha gönüllü bir eğitim anlayışı temelinde bu çok mümkün bir yapıdır. Çünkü; insanlar eşit derecede ilgi duyan, motive olmuş ve ortak bir çıkarı olan insanlarla öğrenmeye katılımı artırırlar.

Ayrıca bu var olan köklenmiş hiyerarşiyi de değişikliğe zorlamaktadır.

5. Öğrenmenin Her Yerde Gerçekleşmeye Başlaması

Öğrenim halen resmi olarak sınırlanmış yapılarda yani okullarda ve sınıflarda gerçekleşmektedir. Ülkemizde bir öğrenci 5-6 yaşlarında girdiği örgün eğitimden zorunlu olarak 12 yıl geçmektedir. Üniversite, yüksek lisans, doktora ile bunu artırırsak bir kişi bir alanda uzman olmak için yaklaşık 22 yıl örgün eğitime tabi olmaktadır.

Şimdi ise öğrenmenin 22 yıl sonra da bitmeyen aynı zamanda tüm hayat boyu süren bir eylem olduğu kabul edilmektedir. Bunu günümüz eğitim yaklaşımlarından ‘Hayat Boyu Öğrenme’ ile karşılık buluyoruz.

Ayrıca kişiler bir ağ içinde kafelerde, kütüphanelerde, kitap kulüplerinde, dijital topluluklarda hiç kesintiye uğramadan öğrenmeye devam edebilmektedirler. İnsanlar kendi ilgi alanlarına göre konularla ilgilenmeyi seçebilirler ve tamamen gruplar halinde öğrenmeye odaklanan sınırlı bir organizasyon türüne ihtiyaç duymazlar.

**

Kimse bu dönüşümlerin sonucunun ne olacağını kimse bilmiyor.

Sorun, bu şeylerin gerçekleşip gerçekleşmeyeceği değil, ne kadar hızlı olacakları ve öğrenmeyi nasıl organize edecekleri konusundaki düşüncelerimizin, öğrenmenin toplumda gerçekleşme biçimindeki değişikliklere ne kadar çabuk ve verimli bir şekilde adapte olabileceğidir.

Ben bu sürece şahitlik etmek ve içinde bulunmaktan dolayı kendimi çok şanslı hissediyorum.

Kendi hayatımın üzerinde bu kadar kontrol sahibi olmak ve bu Aristo’nun da belirtiği gibi Aktüel – Potansiyel kavramı ile ilişkili bir yapıda kendimi yeniden inşa etmek beni mutlu ediyor.

Bu arada ben bu 5 maddeyi hayatımda uyguladığımı fark ettim. Hatta daha önce Koç Üniversitesi’nde Hemşirelikte Hayat Boyu Öğrenme üzerine bir tez yazdım. Doktora tez konumda bu 5 paradigma kesişiminde olacağını düşünüyorum.  🙂

Umarım bu yazım sizler için faydalı olur.

Kurs ile ilgili yazılarımı sizlerle paylaşmaya devam edeceğim.

Esen kalın..

Taner Onay: Beni Ben Yapan Şeyler..

Yazar Hakkında

Araş. Gör. Taner ONAY

Dijital Hemşire - Kurucu ve Genel Yayın Yönetmeni

Eğitim:
Lisans - ÇOMÜ / Hemşirelik
Lisans - Anadolu Üniversitesi / Halkla İlişkiler ve Reklamcılık
Yüksek Lisans - KOÇ Üniversitesi / Hemşirelik
Doktora - Marmara Üniversitesi / Tıp Eğitimi

İş Deneyimi:
Amerikan Hastanesi
Koç Üniversitesi Hastanesi

Akademik Deneyimi:
İstinye Üniversitesi Hemşirelik Bölümü - Öğretim Görevlisi
Fenerbahçe Üniversitesi Hemşirelik - Araştırma Görevlisi

Yazı ile ilgili düşünceni belirt

antalya escort bursa escort adana escort mersin escort mugla escort