izmir escort
Doç. Dr. Arzu Tuna Köşe Yazarları

Doç. Dr. Arzu Tuna: “21. YY’da Hemşirelik”

Sanko Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi aynı zamanda Cerrahi Hemşireliği Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Arzu Tuna 2012 yılında Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi’nde verdiği ’21. YY’da Hemşirelik’ adlı röportajı meslek hakkında öğrencilerin sorduğu çoğu soruların cevabı niteliğindedir.

Doç. Dr. Arzu Tuna’nın mesajı: ‘Sizlerle 21. yüzyılda Hemşirelik konulu röportajımı paylaşmak istiyorum. Daha güzel günleri birlikte yapmak dileğiyle.’

Röportajını yayınlamamıza izin veren Doç. Dr. Arzu Tuna’ya Dijital Hemşire Ailesi olarak teşekkürü bir borç biliriz.

**

21. YÜZYILDA HEMŞİRELİK MESLEĞİ

“Hemşirelik Mesleğinin Geleceği”

Son yıllarda Hemşirelik mesleği dünyanın çoğu yerinde ve Türkiye’de hem mesleki açıdan hem de kavramsal gelişme bakımından hızla ilerlemekte. Sağlık sektöründe h hemşirelerin sayısı ve onlara duyulan ihtiyaç gittikçe artmakta. Biz de ÇOMU Sağlık Yüksekokulu Hemşirelik Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Arzu Tuna’yla bir röportaj gerçekleştirdik ve 21. YY’da hemşirelik mesleği, gelecekte mesleği nelerin beklediği, güncel sorunlar ve konular üzerine konuştuk…

Hocam, öncelikle okurlarımız sizi biraz tanısınlar isteriz… Kimdir Arzu Tuna, hangi birimde görev yapıyorsunuz, meslek yaşamınızda kaçıncı yılınız?

ÇOMU Sağlık Yüksekokulu Hemşirelik Bölümü’nde Cerrahi Hastalıklar Hemşireliği alanında çalışıyorum. İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi Hemşirelik Fakültesinde lisans eğitimi aldıktan sonra lisansüstü eğitimimi Ege Üniversitesi’nde tamamladım. 1999-2007 yıllarında Dokuz Eylül Üniversitesi Hemşirelik Fakültesinde araştırma görevlisi olarak akademisyenliğe başladım ve 2008 yılından bugüne kadar da ÇOMU da öğretim üyesi olarak hizmet vermekteyim. Meme ve beyin kanserlerine yönelik araştırmaları ve danışmanlık hizmetleri yürütüyorum, ÇOMÜ Kanser Savaş Topluluğu kurucu üyesi olarak özellikle meme kanseri farkındalık projeleri, yürüyüşleri düzenliyoruz. ÇOMÜ’de zaman hep etkinliklerle, araştırmalarla, çalışmalarla geçiyor.

Mesleğinizi çok seviyorsunuz, hemşireler ve sağlıkçılar yetiştirmeyi de. Peki, Hemşirelik mesleğinin tanımı ve Hemşirelikten beklenen nelerdir?

Sevmediğiniz zaman hiçbir şey katmazsınız, yaptıklarınızdan zevk almazsınız ben öyle değilim; mesleğimi çok seviyorum.

Hemşirelik: bireylerin, ailelerin ve toplumların bakımına odaklanmış, tüm insanların sağlığını korumak, sürdürmek, bozulan sağlığın tedavisini ve rehabilitasyonunu sağlamak amacıyla fen ve sosyal bilimleri bir araya getirerek bireyleri fizyolojik,  psikolojik, sosyal, manevi olarak bir bütün içinde ele alan, bakım planlarıyla gereksinimlere göre hemşirelik girişimlerini uygulayan bir meslek.

Profesyonel hemşireler doğumdan ölüme tüm insanların yaşamını hisseder ve gereksinimlere göre bakım hizmetini sürdürür. Hemşireler hemşirelik bilimini ve sanatını topluma hizmet temelinde kuramsal bilgilerini ve uygulamalarını sunarak yansıtırlar.

21. yüzyılda tüm mesleklerden beklenen

İşbirliği – ekiple çalışabilme becerisi,

Eleştirel düşünme,

Sözlü-yazılı iletişim becerileri,

Teknolojiyi kullanabilme yeterliliklerine dört yıllık lisans eğitimiyle kazanan hemşirelik; hekimin sağ kolu olma kavramından uzaklaşıp hekimle işbirliği içinde kendi bilimini sürdüren ve bireylere bakım veren meslek olarak tanımlanıyor.

Aslında bizler Çanakkale Savaşlarında tüm dünya insanlarına hizmet vermiş İlk Türk Hemşire Safiye Hüseyin Elbi gibi bir değerin yaşadığı topraklardayız. Hemşirelik mesleği nasıl, ne zaman başladı bu konuda bilinenleri bizimle paylaşır mısınız?

Yaşamın sesini her alanda duyan hemşirelik mesleğinin profesyonel olarak dünyada Florance Nightangale ile birlikte Kırım Savaşında başladığını söyleyebiliriz. Sizin de söylediğiniz gibi ülkemizde de ilk profesyonel hemşirelik hizmetinin farklı yabancı dillere sahip, mesleki eğitim almış Safiye Hüseyin Elbi tarafından Çanakkale Savaşında verildiği biliniyor. Safiye Hüseyin Elbi gibi bir değerin barışın kenti olan bu şehirde sadece Türk askerlerine değil tüm dünya askerlerine hizmet vermiş olması hemşirelik bakımının evrenselliğini göstermektedir.

Peki, Türkiye’nin manevi başkenti olarak anılan Çanakkale’nin ilk ve tek üniversitesi olan Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesinin bu değerin tanıtılmasına yönelik çalışmaları var mı?

“GEÇMİŞTEN BESLENİYOR, GELECEĞE HAZIRLANIYORUZ”

Elbette ki var. İlk Türk hemşiremizin farkında olan üniversitemiz bu değerli insanımıza sahip çıkmakta ve onu diğer kuşakların tanımasına yönelik adımlar atması ve bu alanda yapılan çalışmalar hız kazanmış olması da beni çok sevindiriyor.

Yakın zamanda gerçekleşen  “Çanakkale Savaşlarında Cephe Gerisi” konulu üniversitemizin ev sahipliğini yaptığı sempozyumda Safiye Hüseyin Elbi’yi tanıtma şansını da elde ettik. Bunların dışında ilk hemşiremizin adını yaşatmak adına bir konferans salonu açıldı, kendi büstünün yapılması için Güzel Sanatlar bölümüne Rektör Prof. Dr. Sedat Laçiner tarafından talimat verildi. Bu gelişmeler, değerlerimize sahip çıktığımızı, geçmişten beslenerek, geleceğe hazırlandığımızı gösteriyor.

Mesleğe ilk başladığınız zaman ile şimdiki zaman arasında hemşirelik mesleğinde görünen farklar neler? 

Hemşirelik mesleğinde bakım kavramı teknolojiyle birlikte değişebilmektedir.. Mesleğe başladığım yıllardan bu yana yoğun bakım ve acil servisler alanındaki teknolojik gelişmeler hemşirelik bakımımızın da çağa uygun olmasına neden olmaya başlamıştır. Günden güne kanıt temelli hemşirelik bakımını arayan araştıran hemşire sayısı da artmaktadır. Amaç yaşam kalitesini artırmak ve insan sağlığını korumak olduğu için hemşirelik alanında gelişmiş diğer ülkelerle benzer uygulamaları yaptığımızı görmek ve en yeni literatür kaynaklı bakımı sürdürmekle de toplumun hemşirelik algısını da değiştireceğimize inanıyorum.

Hemşireler bir hastanede olmazsa olmazlardan aslında. Elbette ki her mesleği gerçekleştirmenin zorlukları var, sizden Hemşirelik mesleğinin en önemli sorunlarını öğrenebilir miyiz?

Hemşirelik mesleğine algı ve bakış açısı bizim en büyük sorunlarımızdan bir tanesi. Hemşirelerin doktorun yardımcısı olarak görülmesi, iğne yapan bir meslek olarak görülmesi ve bu alandaki algılar hemşirelik mesleğinin ne olduğunu ya da hemşirelik hizmetinin değerli olmasının önüne geçiyor. Bu nedenle hemşirelerin bakım kavramı altında yaptıkları tüm hizmetleri topluma tam olarak fark ettiremediklerini düşünüyorum.

Örneğin yenidoğan bir bebeğin göbek bakımı, emzirilmesi, aşılarının takip edilmesi, yetişkin felçli bir hastanın sürekli yatmaya bağlı oluşabilecek yatak yaralarının önlenmesi, kas tonusunun azalmasının önlenmesi ya da yaşlı bir bireyin evde hipertansiyonunu yönetmesi, kanser hastasının kemoterapiye radyoterapiye bağlı yaşayabilecek sıkıntılarını hem klinik hem de ev ortamında yönetilmesi, hastaların sadece fizyolojik sıkıntılarının değil psikososyal sıkıntılarına yönelik destek grupların yapılması örneklerinde olduğu gibi hemşirelik bakım hizmetleri enjeksiyon yapan hemşireden çok daha yüce ve toplum temelli hizmetlerdir.

“HEMŞİRELER DOKTORLARIN YARDIMCISI DEĞİL”

Verdiğimiz hizmetler aldığımız 4 yıllık lisans eğitimiyle kazanılmıştır. Hemşirelik mesleği doktorluk mesleğinden bağımsız ancak işbirliği içinde yapılmaktadır. Bu nedenle her iki meslek de aynı amaç doğrultusunda ayrı ayrı değerli iki meslektir. Hemşireler doktorların yardımcısı veya sağ kolu değildir.

Bu algıları tüm dünya hemşireleri yıllar içinde yaşayarak ve verdikleri hizmetleri farkettirerek toplumdaki değerlerini yükselttiler. ÇOMU hemşirelik hizmetlerinde de bu algıyı zaman içinde artıracağımıza inanıyorum.

Türkiye’deki hemşirelik yapısı ile yurtdışındaki hemşirelik yapısı hangi konularda farklılık gösteriyor? Ülkemiz sağlık uygulamalarında nasıl bir yerde sizce?

Hemşirelik mesleğinin liselerden üniversite düzeyine taşınması ile sorgulayan, analitik düşünen, yaşam boyu araştırmayı öğrenen hemşireler hastalarına en doğru bakımı yapma düzeyinde yurt dışındaki hemşirelerle eşit düzeye geldi. Ancak hastane ortamında hemşirelik bakım planları tam olarak sistemleşemedi. Yurt dışında hemşirelik tanıları amaçları ve girişimleri bilgisayar ortamında yüklenmesi, hemşirelerin sistematik olarak yapacakları her uygulamayı algoritmalar üzerinden yapması, klinik kanıt temelli rehberler uygulama alanında kullanılması nedeniyle verilen hizmet daha kalitelidir. Ülkemizde de bu uygulamaları hemşireler eğitimleri sürecinde öğrenmektedir. Tek sıkıntı hemşirelik bakım planlarının sistemli olarak yeni yeni oturtultulmasıdır. Değişim bir günde olmadığı için bu bir süreçtir ve zaman içinde oturacaktır.

Hemşirelik mesleği özellikle son yıllarda tercih edilen bir meslek, daha da çok tercih edilmesi için neler yapılması gerekiyor? Hemşireliği nasıl bir gelecek bekliyor?

Hemşirelik mesleği ülkemizde sağlık sektöründe olduğu için hayat boyu bireyi işsiz bırakmayacak bir meslek olarak algılanmaktadır. Bu yönüyle erkeklerinde tercih etme seviyesi son on yılda artış göstermiştir. Bu mesleğe gelecek öğrencilerin sadece meslek sahibi olma, para kazanma duygusuyla değil aynı zamanda doğan bir bebeğe, bir gebeye, sağlıklı veya hasta çocuğa, bir yaşlıya, bir kanser hastasına, bir yoğun bakım hastasına, felçli bireye yardım edeceğini, canlılığı koruyacağını, toplumsal duyarlılığını yansıtacağını, toplum için meslek sahibi olacağını bilerek gelmesi onların daha başarılı olmalarına ve bahsettiğim hemşirelik bakımını araştırmalarına ve daha iyiyi bulmalarına, yenilikleri bakıma yansıtmalarına neden olacaktır. Hemşireler topluma verdikleri hizmetlerin pozitif sonuçlarını gördükçe yaptıkları işi daha çok sevecek ve manevi olarak da iç huzurlarıyla yaşamlarını daha iyi sürdürecekleridir. Hemşirelerin bakımda istenen tercih edilen meslek grubu olması, onların markalaşmalarına neden olacaktır. Hastalar en iyi hemşirelik hizmeti veren hastaneleri, sağlık danışma birimlerini tercih edecekler bu markaya ulaşmak isteyeceklerdir. Ayrıca toplumun sağlığını korumak geliştirmek için yapılan uygulamalarda farkındalık projelerinde yer almaları 21. yy da tüm mesleklerden beklenen bir adımdır. Bu nedenle hemşireler insanla iç içe oldukları için sağlıkta farkındalık eylemlerini daha iyi yönetebilen lider olma şansına da sahiptirler.

Modern teknolojinin hayatımıza bu kadar yerleşmesiyle bazı meslek gruplarında insan gücünün yerini makineler aldı. Teknolojinin kullanılması sizin mesleğinizi nasıl etkiliyor?  İnsan gücüne ihtiyaç azalıyor mu?

“ROBOT HEMŞİRELER OLACAK”

Hemşirelik bakımında kullanılan mekanik ventilatör dediğimiz solunum cihazı hastanın yaşam kalitesini artıran ve olmazsa olmaz bir teknolojidir. Ameliyathanede, yoğun bakım ve acil servislerde kullanılan bu teknolojiler şu an için insan gücünün kötüye kullanılmasına neden olmamıştır. Ancak ileride bireylerin yaşam kalitesini artırmak için üretilen, hemşirelik bakım planlarıyla yüklü robot hemşireler, insan gücünün azalmasına neden olabilecektir. 2100’lü yıllarda bu değişimin olacağı ortada.

“DEPRESYON, MUTSUZLUK, İNTİHAR KAPIDA”

Bu anlamda bir robota hizmet verdirmek görünürde pozitif etki yaratacak gibi görülse de işsizlik sorununu artıracak, istihdam edilemeyen insanların mutsuz yaşamasına neden olacak, bu doğrultuda depresyon, mutsuzlukla artan intiharlar toplum sağlığını ciddi düzeyde zorlayacaktır. Ayrıca robot hemşirelerin hastanın psiko-sosyal, manevi ihtiyaçlarını da hangi düzeyde destekleyeceği ve sürdüreceğine de şüpheli olarak bakılıyor.

Aslında röportajımızda hemşireliğin dünü ve bugününü konuştuk peki ya hemşireliğin geleceği? Gelecekte nasıl bir hemşirelik modeli hayal ediyorsunuz? Hemşirelerinizi geleceğe nasıl hazırlıyorsunuz?

Gelecekte hemşirelik bakım planlarını toplum sağlık merkezlerine, hastanelere, rehabilitasyon birimlerine, sosyal destek gruplarına taşıyabilmiş, sağlıklı veya hasta tüm bireylerin yaşam kalitesini verdiği bakım hizmetiyle artırmış, ülke refahını verdiği bakımla yükseltmiş, kanıt temelli uygulamaları benimsemiş, sistemli çalışan, çalışırken yaptığı işten zevk alan hemşireleri toplum için çalışırken görmek en büyük hayalim.

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Hemşirelik Bölümü öğrencileri de 21. yüzyılda profesyonellerden beklenen tüm yukarıda saydığımız kavramlarla, topluma hizmet etme bilincinde öğrenim görmektedirler. Bu da hemşire öğrencilerini geleceğe hazır hale getiren üniversitemiz adına gurur verici.

Hemşirelik bakım hizmetleri neleri kapsıyor, neleri hedefliyor?

“DOĞUMDAN ÖLÜME KADAR HEMŞİRELİK”

Bu çok uzun bir cevap olur çünkü mesleğin ilgilendiği süreç doğumdan ölüme kadar bir süreç… Hemşirelik bakım hizmetleri;  bebek anne karnında yer aldığı andan ölüme kadar insan sağlığını daha iyiye götürmeyi hedefliyor.

Hemşireler bu hedeflerini gerçekleştirirken en iyi kanıtlara ulaşmak için araştırmalar yapar. Bu araştırma sonuçlarını bakım hizmetine yansıtır. Araştırmalarla yetinmez, kanıt temelli uygulama rehberlerini sağlık sistemine yerleştirir. En son teknolojileri kullanarak bakımını sürdürür.

Sağlıklı veya hasta tüm bireylere eğitim ve danışmanlıklar vererek fizyolojik, psikosoyal gereksinimlerine yönelik bulguları en iyi şekilde yönetir.

Tüm toplumun yaşam kalitesini artırmayı hedefleyen hemşireler aynı zamanda tüm bireylerin savunuculuğunu yapar. Eksik veya hatalı uygulamaları azaltmaya yönelik adımlar atar. Yaşamın sürdürülmesine yönelik alınacak tüm politik kararlarda hasta ve birey savunuculuğunu sürdürür.

Hemşireler kendi bakım kararını otonomisini kullanarak verir, hastayı anlar ve empati kurar.

Hemşireler sadece hastane de çalışan doktor fizyoterapist diyetisyen gibi mesleklerle iletişim ve işbirliği halinde değildir. Örneğin hastane enfeksiyonlarını önlemek için mühendis ve mimarla birlikte çalışır hastane mimarisine katkı verir. İnsan sağlığını korumak, canlılığı sürdürmek amacıyla sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte farkındalık yürüyüşleri ve eylemleri yapar, hastalara yönelik fonlar oluşturulması ve maddi, manevi desteklerin sağlanmasına yönelik çalışmaların içinde yer alır.

Kronik haslığı olan (hipertansiyon, şeker, kanser, verem, AIDS, alkol bağımlılığı, depresyon…..gibi) bireylerin de bakımını sürdüren hemşireler;  salgınlar, afetler, savaşlarda da meslek aşkıyla bakım hizmeti vererek ne kadar geniş açıya sahip bir meslek olduğunu gösterir.

Hemşirelerin görevi bir hayli meşakkatli… Son yıllarda görüyoruz ki bu zor ve bir o kadar fedakârlık isteyen meslekle erkek hemşireler de sayıca arttı. Erkeklerin hemşirelik mesleğine girmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Saygı, güven, içtenlik, açıklık, anlayış kavramlarıyla sorumluluklarını tüm bireylere eşit yerine getiren hemşirelerde cinsiyet ayrımı yoktur. Bu nedenle kadın mesleği gibi görünen bu profesyonel alana tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de erkek hemşireler de yer almaktadır.

Ek olarak erkek hemşirelerin varlığı ile hemşirelik kadın mesleğidir algısının değişeceği, kadın ve erkek tüm bireylerin omuz omuza eşit düzeyde çalışabileceği, eşit maaş alacağı bir meslek olacağı da ortadır. Burada kadın hemşirelere düşen görev yönetici pozisyonlarına erkek hemşirelerin öncelikle gelmesine izin vermemeleridir. Bu konu belki erkek öğrencilerimi kızdıracak farklı bir düşüncedir. Ancak kadınların bu meslekte güçlü kalabilmeleri kendi sahip olduklarına sahip çıkmalarıyla olacaktır. Bu toplumda erkek yöneticilerin sayısı oldukça fazla olması nedeniyle toplum görüsü nedeniyle erkek olduğu için yönetici olan hemşireler yerine bilgisi nedeniyle, gücü bilgisi olduğu için yönetici olabilecek hemşirelerin en üst seviyelerde yer alması önemlidir.

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi’nde görev yapan bir akademisyen ve aynı zamanda bir hemşire olarak hayalinizi sorsak…

ÇOMU Hemşirelik Bölümü olarak 21. yüzyılda çağdaş yaşamın hemşirelik bakımını lisans düzeyinde verebilecek hemşireleri ileriye taşımak için öğretim planlarımızı güncellemekte, geleneksel eğitim yöntemlerinden aktif eğitim yöntemlerine geçmekte, problem/vaka temelli, proje temelli öğretim yöntemlerini eğitimimize katmaktayız. Ayrıca mesleksel beceriler ve iletişim becerilerine yönelik planladığımız laboratuarları soluyan ve demostrasyon yapan hemşire öğrencilerimizi klinik ve saha uygulamasına çıkartmayı hedefliyoruz.

Attığımız bu adımlarla yaşam boyu öğrenen, eleştiren, sorgulayan, toplum için hizmet bilincine sahip, yurtsever, hümanist, otonomisini kullanan, sahip olduğu bilgi ve beceriye sahip çıkan marka hemşireler yetiştirmek en büyük hayalim…

Röportaj: Gökçe Güzel
Editör:  Öğr. Gör. Öznur B. Doğrangün

 

Yazarımızı Tanıyın

Taner ONAY

Dijital Hemşire
Kurucu ve Genel Yayın Yönetmeni

Lisans eğitimini Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, Sağlık Yüksekokulu Hemşirelik Bölümü’nde 2014 yılında tamamlayan Taner Onay, yüksek lisansını Koç Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Hemşirelik Programında tamamlamıştır. Şuan Marmara Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Tıp Eğitimi alanında doktorasına devam etmektedir. Aynı zamanda Anadolu Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Reklamcılık bölümü öğrencisidir. VKV Sağlık Kuruluşları olan Amerikan Hastanesi ve Koç Üniversitesi Hastanesi’nde belirli bir süre görev yaptıktan sonra 2016 – 2019 yılları arasında İstinye Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi’nde öğretim görevlisi olarak akademik kadroda yer almıştır. Şuan Fenerbahçe Üniversitesi'nde Araştırma Görevlisi olarak çalışmaktadır. Dijital Hemşire (http://dijitalhemsire.net/), Sağlık Atölyesi (http://www.saglikatolyesi.com/), Türkiye Sağlık Okuryazarlığı Platformu (http://www.saglikokuryazarligi.org/) ve Sağlık Müzesi (http://www.saglikmuzesi.com/) adında 4 sağlık platformunun kurucusudur.
Kişisel web sitesi: http://www.taneronay.com/

Yorum Yap

Buraya düşüncelerini ve hislerini yazabilirsin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

En Fazla Okunanlar

kayseri escort bursa escort