Ferhat Günerigök Köşe Yazarları

Çocuk ve Aile İle İlişkili Tek Bilim: ‘Çocuğu Ailesinden Ayırma(ma) Sanatı’

“Anne korkuyorum elimi tutar mısın?”

Çocuk sağlığı ve hastalıkları bilimi çocuk ve ailesiyle doğumdan okul çağına kadar ilişki kuran tek bilimdir.

Bu yazımızda sizlere çocukluğumuzda bizlerin de yaşadığı, hasta olarak bizim de aynı ortamlarda nefes aldığımız , etkilendiğimiz veya ilgisizlikle karşılaştığımız hastane ortamında bizim nasıl davranmamız gerekliliklerinden bahsedeceğim.

Sabırsızlandığınızı hisseder gibiyim….

Bütün toplumlarda çocuklar kendi geleceklerinin yetişkini olarak görülür. Toplumlar bunun farkında olduklarından yarın ki geleceklerini daha iyi bir hal alması için çocuklarının eğitim ve öğretimlerini en iyi şekilde sağlama gayreti içerisindedirler. Aynı zamanda değerlerimizi yansıtacak olan çocuklarımızın tüm gereksinimleri karşılamamız gerekmektedir.

Tüm gereksinimleri karşılanmasına rağmen bazı özel durumlarda da gereksinimleri karşılanamayabilir. Bu nedenle sağlık sorunu yaşayan ve bazı ilaç ve tedavilerini hastanelerde yatarak almak zorunda kalan çocuklarda bazı değişiklikler meydana gelebilir. Bunlar hem fiziksel hem de psiko-sosyal olarak ortaya çıkabilir.

Bu değişikliklerin bazılarının hastalığa özgü olmasına rağmen, bazıları sadece hastaneye yatmaya bağlı olabiliyor. Tedavilerinden dolayı yeni bir ortama girmesi sonucunda çocuğun bunu hem farklı davranışlarıyla hem de sıra dışı şikayetleri ile hemşireler olarak farkına varabiliyoruz.

Çünkü hastaneye yatırılan bir çocukta; annesinden, çevresinden, evinden ayrılma ve hastaneye yatma korkusu vardır. Psikolojik bir yıkımda olan çocuk, içinde bulunduğu bu durumu davranışlarıyla belirtmeye çalışır.

Hastaneye yatırılma çocuk için önemli bir anksiyete nedenidir ve psikolojik olarak çocuğu etkiler. Çünkü çocuk sevdiklerinden ayrı kalmıştır. Yeni ortamda doktor, hemşire ve hasta bakıcı gibi yeni ve sık değişen kimselere uyum sağlamak zorundadır.

Hastanede aynı ortamı paylaştığı diğer hasta çocuklarla ilişki kurma ve onların durumlarından kaynaklanan korku, tedirginlik ve yapılacak uygulamalara da katlanması gerekmektedir. Tüm bu yeni çevre çocukların yaş ve ruhsal gelişim düzeylerine özgü değişik reaksiyonlar şeklinde kendini göstermektedir.

Hastaneye yatma ile çocuk evinden günlük yaşantısından, kardeşlerinden ve arkadaşlarından ayrılmış, güven içinde olduğu ortamdan uzaklaşmıştır. Yabancılarla ilişki kurmak zorundadır ve ağrılı olaylar yaşar. Anne-baba desteğinden yoksun olmak onun stresini daha da arttırır. Bu nedenle aile çocuğun yanında olmalıdır ve biz hemşire olarak ailenin çocuğun yanında kalmasına izin verilmeliyiz.

Ailenin çocuğun tedavisine katılması ile ilgili yapılan çalışmalarda ailenin varlığının destekleyici olduğu ve tedavi sürecinde olumlu sonuçlar görülmüştür. Bunun için hemşireler olarak her zaman bütüncül bir yaklaşım içinde bulunmalıyız.

Aile merkezli bakımın temel ilkeleri şunlardır;

  1. Her çocuğa ve ailesine saygı duymak
  1. Irk, etnik, kültür, sosyal ve ekonomik farklılıkları anlamak ve bu farklılıkların ailenin deneyimleri ve sağlık hizmetlerinde bakış açıları üzerine etkilerine önem vermek
  2. Her çocuğun ve ailesinin zorluklarını belirlemek ve dayanıklılıkları arttırmaya yönelik yaklaşımlar üretmek
  3. Her aile ve çocuk için sağlık hizmeti ve desteğe yönelik seçenekler sunmak ve desteklemek
  4. Hizmetin aile ve çocuk tarafından onaylanması ve yararlı bulunması açısından dürüst ve yansız olarak bilgileri paylaşmak
  5. Organizasyonlar, uygulamalar ve diğer sağlık hizmetleri konusunda esnek olmak ve ailenin ve çocuğun suçu kültürel farklılıkları inançları ve gereksinimlerine uygun hizmet vermek

Aile merkezli bakımda temel amaç;

  1. Çocuk ve ailelerinin, sağlık çalışanlarının memnuniyetini arttırmak
  2. Aile ve çocuğun dayanıklılığını güçlendirmek
  3. Sağlık harcamalarını azaltmak
  4. Sağlık hizmetlerine ayrılan kaynakların daha etkin kullanımını sağlamakta yardımcı olur.

Yazarımızı Tanıyın

Taner ONAY

Dijital Hemşire
Kurucu ve Genel Yayın Yönetmeni

Çanakkale 18 Mart Üniversitesi Hemşirelik Bölümü’nden 2014 yılında bölüm birinciliği ile mezun oldu. Aynı yıl Sağlık Bilimleri Enstitüsü’nde Halk Sağlığı Hemşireliği Tezli Yüksek Lisansı’na başladı. Sonrasında kazandığı Marmara Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü’nde İç Hastalıkları Hemşireliği Tezli Yüksek Lisansı’na başladı. Yatay geçiş ile Koç Üniversitesi'ne geçti ve tez döneminde. VKV Amerikan Hastanesi Acil Servisi'nde çalıştıktan sonra transfer olduğu Koç Üniversitesi Hastanesi'nde bir süre görevine devam ettikten sonra kasım 2016'da İstinye Üniversitesi'nde Hemşirelik bölümüne öğretim görevlisi olarak görevine devam etmektedir. Kendini "dijital sağlık yazarı" olarak tanımlarken; Turkcell Blog, Tek Doz Dijital, Crealth, Radikal Blog, Milliyet Blog gibi platformlarda halen yazarlık hayatına devam etmektedir.

Yorum Yap

Buraya düşüncelerini ve hislerini yazabilirsin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

En Fazla Okunanlar